29 Eylül 2014 Pazartesi

Piyasalarda Görünüm Olumsuz

Piyasalarda görünüm olumsuz.
FOMC toplantısı sonrasında FED üyelerinin 2015 için faiz tahmini beklentisini yükseltmesiyle başlayan USD’deki güçlenme devam ediyor. Faizlere yönelik henüz net bir söylem olmasa da, faiz tahmininin yükseltilmesi ve FOMC üyelerinden gelen genel olarak şahince açıklamalar USD’yi diğer para birimleri karşısında güçlü tutuyor. Şu an için en önemli gelişme FED toplantı tutanakları olacak. 17 Eylül’de sonuçlanan FOMC toplantı tutanakları bizim bayram tatilimizin ardından 8 Ekim Perşembe günü açıklanacak. Tutanaklar öncesinde ise bu Cuma Tarım Dışı İstihdam ve İşsizlik Oranı verilerini takip edeceğiz. Gelecek her olumlu veri USD’deki yükseliş hızını artırabilecek gibi duruyor.

İç dinamiklere bakıldığında ise; makroekonomik görünümdeki zayıflama, jeopolitik risklerin ülkemize olumsuz yansımaları, hala düşüşe geçemeyen enflasyon ve zayıflayan TL…
Son dönemlerde USD/TRY’nin 2.30’lu seviyelere doğru yükseliş çabası içerisinde olması özellikle BIST100 Endeksi üzerinde ciddi şekilde satış baskısı yaratıyor. Geçtiğimiz hafta endeks daha önce de denediği ve tutunmaya çalıştığı 76.600’de bulunan çok önemli bir desteği kırdı. 76.600 desteğinin kırılmasıyla birlikte satış baskısı oldukça hızlandı. Bununla beraber Cuma günü Fitch’ten gelecek olan Türkiye kredi notu değerlendirmesine yönelik olumsuz beklentiler de yurtiçine olumsuz yansıyor. Son gelişmeler dikkate alındığında piyasalar Cuma günü not görünümünde değişiklik bekliyor. Bu beklenti de şu an fiyatların içinde ve endekste de satış baskısı yaratan diğer bir unsur. Endeks tarafında bayram öncesinde zayıf seyrin devam edeceğini ve yükselişlerin satış fırsatı olarak değerlendirileceğini izleyeceğiz gibi görünüyor. Özellikle 3 Ekim not değerlendirmesi öncesinde piyasalar temkinli duruş sergilemeye devam edecektir. Zaten bayram tatilinin başlayacağı Cuma gününe kadar hacmin de yavaş yavaş zayıflamaya başlaması da beklenebilir.
Bayram dönüşü FOMC toplantı tutanaklarının takip edilecek olması, öncesinde de Fitch’ten not değerlendirmesi bekleneceği için piyasalarda biraz daha net bir yön oluşması için bayram sonrasını bekleyeceğiz gibi görünüyor.

Yarın Eylül sonu
Yarın Eylül ayının son işlem günü ve USD/TRY’deki Eylül sonu kapanışının yüksek seyretmesi sanayi şirketlerinin finansal tablolarına olumsuz yansıyabilir. Borsadaki birçok şirketin yabancı para döviz açığı bulunmasından dolayı yarınki kur kapanışı oldukça önemli. 

17 Eylül 2014 Çarşamba

Küresel Piyasalardaki Son Durum

Küresel Piyasalardaki Son Durum

Son dönemlerde piyasalarda volatilitenin arttığı gözlenmekte. Teşvik desteği ile ekonomiyi canlandırmaya çalışan ekonomilerin bir kısmında toparlanma gözlenirken, bazılarında ise ekonomi hala toparlanma sürecine giremedi. Özellikle Euro Bölgesi ekonomisinde büyüme ve enflasyon konusunda ilerleme kaydedilemediği gözleniyor. Toparlanan ekonomilerde ne zaman faiz artırışına gidileceği konuşulurken, Avrupa tarafında ‘’Hala ek teşvik desteği gerekli mi?’’ sorusu daha fazla gündemde.  Bununla beraber ABD ve İngiltere ekonomilerinde ise yavaş yavaş ilerleme kaydediliyor.
 
İngiltere’de enflasyon hedef olan %2’ye yakın seyrediyor. Son açıklanan rakamlara baktığımızda dün açıklanan Ağustos ayı enflasyonu yıllık bazda %1.5 artış gösterdi.

ABD ekonomisinde açıklanan bazı veriler ilerlemeye işaret etse de, dataların istikrarlı bir iyileşme göstermemesi ve her dönemde sürpriz rakamlar görmemiz volatiliteyi artırıyor. Özellikle ABD tarafında istihdam, büyüme ve enflasyon rakamları dikkatle izlememiz gereken veriler. Bu veriler olumlu geldikçe erken faiz artırımı düşünceleri artarak doları güçlendiriyor. Fakat bir dönem iyi gelen verinin sonraki dönemde hayal kırıklığı yaratması işleri tersine çeviriyor. Hala netlik oluşmaması nedeniyle piyasalarda her dönem volatilite fazla. Fakat son dönemlerde verilerin iyileşmeye işaret etmesi (özellikle ikinci çeyrekte ABD’nin %4.2 büyümesi), FOMC üyelerinden gelen faize ilişkin söylemler doları güçlendiren unsurlar oldu. Bu nedenle bugün açıklanacak FOMC toplantı sonucu oldukça önemli. Şu an varlık alım programında 25 milyar dolarla devam eden FED’in 10 milyar dolarlık bir kesintiye daha gitmesi piyasada beklenen bir gelişme ve sert bir hareket yaratmayacaktır. Fakat üyelerin faizlere yönelik düşünceleri daha fazla merak konusu olacaktır. 2015’in ilk çeyreğinde faiz artışı düşünülüyor mu sorusunun cevabı doların seyri açısından oldukça önemli.


Faiz konusunda kendi görüşüm ilk önce İngiltere Merkez Bankası’nın 2015’in ilk çeyreğinde kademeli olarak faiz artırımına gitmesi yönünde. Sonrasında ise bunu ABD Merkez Bankası takip edecektir. Fakat ABD’de ilk faiz artırımı 2015’in ikinci çeyreğinden sonra olacaktır. En azından verileri dikkate aldığımızda…


22 Mayıs 2014 Perşembe

TCMB VE USD/TRY

Merkez Bankası bugün gerçekleştirdiği Para Politikası Kurulu toplantısı sonrasında bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını %10’dan %9.50’ye indirdi.

Marjinal fonlama oranı %12, APİ çerçevesinde piyasa yapıcı bankalara repo işlemi yoluyla tanınan borçlanma faiz oranı %11.5, Merkez Bankası borçlanma faiz oranı %8 olarak sabit bırakıldı.

Para Politikası Kurulu son dönemlerde azalan belirsizlikler ve risk primi göstergelerindeki iyileşme sonucunda tüm vadelerde piyasa faizlerinde düşüşler gözlendiğini ve bu çerçevede bir hafta vadeli fonlama faizinde ölçülü bir indirime gidilmesine karar verildiğini açıkladı.

Enflasyon beklentilerinin fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurların yakından izleneceği ve enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasında sıkı duruşun sürdürüleceği söylemi tekrarlandı.

Enflasyon'da Mayıs hatta Haziran ayına kadar yüksek seviyeler görülecek olması nedeniyle faiz indirimi bu ayki toplantıda beklenmeyen bir durumdu. Fakat son dönemlerde sürekli faiz indirimine değinilmesi sonrasında ilk indirim adımı atılmış gibi görünüyor.

USD/TRY görünümüne baktığımızda ise karar sonrası kur 2.1014 seviyesine kadar yükseldi. Bundan sonraki toplantılarda olası faiz indirimi görsek de; 50 veya 100 baz puanlık indirimlerin USD/TRY'de sert yükseliş yaratacağını düşünmüyorum. Bundan çok ABD tarafından gelebilecek faiz söylemleri USD/TRY üzerinde daha da etkili olabilir.

Teknik olarak bakıldığında ise USD/TRY 200 günlük hareketli ortalama direnci olan 2.0993 civarında işlem görüyor. Bu direncin kırılması durumunda yükseliş hızı artabilir ve teknik olarak 2.1080 dirençleri izlenebilir.


6 Mayıs 2014 Salı

BETA KATSAYISI NEDİR? BIST30 HİSSELERİNİN 2014 YILBAŞINDAN BU YANA BETA'LARI

BETA KATSAYISI NEDİR?

BIST30 HİSSELERİNİN 2014 YILBAŞINDAN BU YANA BETA'LARI


BETA KATSAYISI NEDİR?

Hisse senedinin borsa endeksine duyarlılığı anlamına gelmektedir. Hissenin betası 1 değerinde olursa, endeksle aynı getiri veya kayıp yaşanacağı şeklinde yorumlanabilir. 1 beta katsayısı hissenin endeksle aynı riski taşıdığı anlamına gelmektedir.

Beta katsayısının 1’den küçük olması hisse senedinin endeksten daha az etkileneceği, yani endeksteki düşüş veya yükselişten daha az düşüş ya da yükseliş göstereceği şeklinde yorumlanır.

Beta katsayısının 1’den büyük olması ise hisse senedinin endeksteki yükseliş veya düşüşten daha fazla etkileneceği anlamına gelmektedir. 

Not: Sadece beta katsayısı değerlendirilerek yatırım kararı verilmemelidir. Hisse senedi analizinde birden çok değişken incelenmelidir.


BIST30 HİSSELERİNİN ÖNEMLİ RASYOLARI

BIST30 HİSSELERİNİN ÖNEMLİ RASYOLARI


4 Nisan 2014 Cuma

Hafta Değerlendirmesi

Yoğun bir haftayı TL varlıklar kazançla tamamladı. Seçim sonrası piyasalardaki iyimserlik TL’yi dolar karşısında güçlendirirken, borsayı %5’e yakın yukarı taşıdı. Bugün açıklanan ABD Tarım Dışı sonrası doların zayıflaması da bugün USD/TRY’deki düşüşü destekledi. Küresel piyasalarda hafta geneli olumlu geçse, hatta S&P bu hafta rekor yenilemiş olsa da son iki gündür yükselişler azaldı. Altında ise son günlerde yükseliş görüyor olsak da, talep eskisi kadar güçlü değil. Gelecek hafta veri akışı daha sakin olacak ve piyasalar için şu anki görünümde olumsuz bir gelişme yok gibi. 

Önümüzdeki hafta FOMC toplantı tutanakları ve İngiltere Merkez Bankası faiz kararı haftanın en önemli gelişmeleri olacak. 11 Nisan’da ise Moody’s Türkiye değerlendirmesi önemli. 

Bu hafta önemli olduğunu düşündüğüm gelişmeler;

YURTİÇİ  

  • Seçim sonrası yurtiçinde olumlu hava sürdü. TL’deki değerlenme bu hafta döviz sepetini 2.4955 seviyesine, USD/TRY’yi 2.1066 seviyesine kadar düşürdü. Borsa İstanbul’da artan alımlar endeksi 72.683 seviyesine kadar çıkardı. USD/TRY’deki bugünkü ciddi düşüş ve Fitch etkisi endeksteki alımları destekledi.

  • 70.750 destek konumunda. Olumlu havanın devamında 17 Aralık öncesindeki seviyeler olan 73.900 teknik olarak hedeflenebilir.

  • Fitch'in bugün Türkiye’nin not görünümünü değiştirmemesi haftanın son işlem gününde iç piyasayı olumlu etkiledi. 11 Nisan'da Moody's değerlendirmesi bekleniyor


  • Türkiye 2013’te %4 büyüdü.


  • Enflasyon Mart ayında %8.39 artış gösterdi. Haziran ayına kadar enflasyonun baz etkisi nedeniyle yüksek gelmesi bekleniyor.  


  • Hazine bu hafta piyasaya 11 milyar 319 milyon iç borç ödemesi yaptı, ödeme öncesi ihaleler ile 11 milyar üzeri piyasadan borçlanıldı.


KÜRESEL

  • Bu hafta açıklama yapan FED Başkanı Yellen ekonominin hedeflerden uzak olduğunu ve ulaşmanın zaman alacağını açıkladı. Yellen teşvikleri destekleyen bir açıklama yapmış oldu.


  • Avrupa Merkez Bankası faizlerde değişikliğe gitmedi. Politika faizi %0.25’te bırakıldı. Draghi faizlerde değişikliğe gitmese de gereken koşullarda teşvik yapılacağına yönelik mesajlar verdi. 


  • ABD’de Tarım Dışı İstihdam Mart ayında 192 bin kişilik bir artış gösterirken bir önceki ayın verisi 197 bine revize edildi. Verinin 200 binlik beklentinin altında kalması bugün doları diğer para birimleri karşısında zayıflatırken, altında yukarı yönlü hareketler gözlendi. İşsizlik oranı %6.7 ile %6.6’lık beklentilerin üzerinde gerçekleşti. 


20 Mart 2014 Perşembe

MART AYINDA PİYASALAR

MART AYINDA PİYASALAR

ECB’nin faizlerde indirime gitmemesiyle EUR/USD’de başlayan yükseliş pariteyi 1.3967 seviyesine kadar çıkardı. Fakat dün sonuçlanan FOMC toplantısının doları güçlendirmesiyle EUR/USD 1.38’in altına kadar geriledi.

Rusya-Ukrayna gerginliğinin etkisiyle güvenli liman olarak görülen altın, 1392’ye kadar yükselerek 7 ayın en yüksek seviyelerini gördü. Dün sonuçlanan FOMC toplantısında faiz söylemine değinilmesi dün akşamdan bu yana altını zayıflattı.

Rusya-Ukrayna geriliminin dışında, son dönemlerdeki yurtiçindeki siyasi tansiyon da Mart ayında USD/TRY’yi 2.2588’e kadar çıkardı. Mart ayında en düşük 2.1787 seviyesini gören USD/TRY, dün sonuçlanan FOMC toplantısı sonrasında yönünü yukarı çevirdi.

Seçim öncesinde Borsa İstanbul karışık bir görünüm sergiliyor. FOMC toplantı sonucunun küresel çapta hisse senetlerine olumsuz yansıması bugün endekste sınırlı satış baskısı yarattı.

TCMB Mart ayı PPK toplantısı sonrasında faizlerde değişikliğe gitmedi. Açıklamalarda enflasyona tekrardan vurgu yapıldı. Enflasyonda kalıcı iyileşme sağlanana kadar sıkı politika duruşunun devam edeceği belirtildi.

Dün sonuçlanan FOMC toplantısında varlık alım programında 10 milyar dolar kesintiye gidildi. Yeni FED Başkanı Yellen, tahvil alım programının 6 ay içinde sona ereceğini, bunu izleyen 6 ayda faiz artırımı olabileceğini açıkladı. Uzun bir toplantıdan sonra faizlere yönelik söylemler gelmesi altını zayıflatırken, doları güçlendirdi.

Bundan sonraki süreçte neler bekliyorum?

Yurtiçine baktığımızda seçim sürecine kadar TL’de değerlenme beklemiyorum. Makro verilerin etkisiyle USD/TRY düşüş gösterecek olursa bile, seçim dönemi olması nedeniyle bu gevşemelerin sınırlı kalmasını bekliyorum. Borsa İstanbul’da ise verilerden bağımsız ve yön arayışı içerisinde bir hareket bekliyorum.
Küresel çapta ise Asya tarafında Çin gelişmeleri fiyatlamalar üzerinde etkili olabilir.

ABD’de FOMC toplantılarında artık faizlere yönelik söylemler daha fazla aranıyor olacak. ABD verilerinin beklentilerden iyi gelmesi tahvil alım programında değişiklikten çok, faizlere yönelik beklentileri değiştirecek. Çünkü FED’in her toplantıda aylık 10 milyar dolarlık kesintiye devam etmesini bekliyorum.

Avrupa’da ise özellikle enflasyon, büyüme ve işsizlik verileri ECB toplantıları yönelik beklentileri değiştirmeye devam edecek.







14 Mart 2014 Cuma

TCMB BEKLENTİ ANKETİ

Merkez Bankası tarafından yayımlanan Mart ayı beklenti anketi sonuçlarına göre cari yıl sonu TÜFE %7.98’e yükseldi. 

  • Mart ayı için enflasyon beklentisi %0.66’dan %0.65’e revize edilirken, 12 ay sonrası için TÜFE beklentisi %7.31 oldu. 
  • BIST Repo ve Ters Repo pazarında oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi %10.68’ten %11’e yükseltildi. 
  • 2014 yıl sonu döviz kuru beklentisi bir önceki anket döneminde 2.23’ten 2.24 oldu.
  •  2014 yılı cari işlemler açığı beklentisi bir önceki anket döneminde 52.8 milyar dolar iken, bu anket döneminde 51.9 milyar dolara geriledi. 
  • 2014 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde %2.8 iken, bu anket döneminde %2.6’ya geriledi. 

10 Mart 2014 Pazartesi

ÇİMENTO SEKTÖRÜ

ÇİMENTO SEKTÖRÜ GENEL GÖRÜNÜM

Çimento sektörü ülkemizde inşaata dayalı bir büyüme göstermektedir. Ülkemizde büyüme, kentsel dönüşüm ve altyapı projeleri çimento talebini desteklemektedir. Özellikle son dönemlerde devletin büyük altyapı projeleri ile sektöre yönelik beklentiler artmıştır.

Fakat son dönemlerde faizlerin yukarı yönlü hareketi ve küresel risk iştahı gibi faktörler nedeniyle konut sektörünün yavaşlaması sektörü olumsuz etkilemiştir.

Önümüzdeki 3 yıl içinde kentsel dönüşüm, üçüncü havaalanı, üçüncü köprü ve çeşitli altyapı projeleri planlanmaktadır. Bu durumun çimento talebine olumlu katkı yapması beklenmekte.

ÇİMENTO ÜRETİMİNDE HAMMADDELER
  • Kil
  • Kalker
  • Mam
TÜRKİYE’DE ÇİMENTO TİPLERİ
  • Portland Çimentolar
  • Portland Kompoze Çimento
  • Yüksek Fırın Cüruflu Çimento
  • Puzolanik Çimento
  • Kompoze Çimento
  • Sülfatlara Dayanıklı Çimentolar
  • Beyaz Portland Çimentosu
  • Harç Çimentosu
  • Yüksek Fırın Cürufu Katkılı, Düşük Erken Dayanımlı Çimentolar
  • Çok Düşük Hidratasyon Isılı Özel Çimentolardır
İç pazarın %23’ünü Marmara Bölgesi, %18’ini İç Anadolu ve %16’sını da Akdeniz Bölgesi oluşturmaktadır. 
Çimento satışlarına bölgesel olarak bakıldığında dökme çimento satışlarının batı, kuzey ve orta bölgelerde yaklaşık %70-80 oranında daha fazla tercih edildiği görülmektedir. Doğu bölgelerinde ise dökme satışlarının payı artmaya başlamıştır. Marmara Bölgesinde satılan çimentonun yaklaşık % 70’i, Ege ve İç Anadolu bölgelerindeki satışların yaklaşık % 60’ı hazır beton tesislerinde kullanılmıştır. Doğu bölgesinde ise torbalı çimento satışlarının düşmesine rağmen, bu bölgelerde % 50 oranında bayi kanalıyla satış tercih edilmektedir. (kaynak: Çimento Sektör Raporu-2013/01) (http://www.sanayi.gov.tr/Files/Documents/cimento-sektor-raporu-201-16042013164544.pdf)

İTHALAT-İHRACAT
Çin, Hindistan, AB ülkeleri, ABD, Brezilya ve Türkiye önemli çimento üreticisi ülkeler arasındadır.
Türkiye dünya pazarında çimento üretiminde altıncı, çimento ihracatında ise %12’lik pay ile ilk sıradadır.

Türkiye’de çimento sektörünün ithalattaki payı azdır. İhracat payı ise her geçen gün artmaktadır ve ülkemizde dünyanın 90 ülkesine satış yapılmaktadır. Türk çimento sektörü yeni pazar arayışlarına devam etmektedir ve özellikle 2008 krizinden sonra Batı Afrika Ülkeleri önemli pazarlar haline gelmiştir.

En büyük ihracatçı bölgeler %47 ile Akdeniz, %22 ile Marmara ve %14’lük pay ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’dir.  İhracatın büyük bir bölümü Rusya, Irak, Suriye ve İtalya ile yapılmaktadır. 

Türk çimento sektörünün 2012 yılında ihracatı 798 milyon dolar, ithalatı ise 12.5 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. 

ÇİMENTO SEKTÖRÜNDE BEKLENTİLER
Çimento sektöründe %4-5 büyüme beklenmektedir. İhracat büyümesi ise %4 olarak öngörülüyor. 

Önümüzdeki 10 yıl içinde, sektörün iç pazar ve ihracatta daha da büyümesi beklenirken 100 milyon ton üretim hacmine ulaşacağı öngörülmektedir.  

Çimento sektörünün 2013-2023 projeksiyonuna göre üretim değerinin 2023 yılında 99.8 milyon tona, tüketimin ise 78.9 milyon tona ulaşacağı tahmin edilmektedir.

TALEBE OLUMLU KATKI YAPMASI BEKLENEN BÜYÜK PROJELER
o Marmaray Projesi
o Üçüncü Köprü ve Kuzey Marmara Projesi
o İzmir-Gebze Karayolu
o Kanal İstanbul Projesi
o Kentsel Dönüşüm Projeleri
o Mersin Akkuyu Nükleer Santrali
o Sinop Nükleer Santrali

ÇİMENTO SEKTÖRÜ İÇİN OLASI RİSKLER
  • Konut sektöründe yeniden balon oluşması 
  • Faizlerin hızla yükselmesi
  • Hammadde (kil, kalker, mam) fiyatlarının artması
  • Çimento üretiminde ihtiyaç duyulan enerji ve yakıt maliyetlerinin artması
  • Büyük altyapı projelerinde olası finansman sıkıntısı








6 Mart 2014 Perşembe

TARIM DIŞI İSTİHDAM VE İŞSİZLİK ORANI

TARIM DIŞI İSTİHDAM VE İŞSİZLİK ORANI

Amerika Merkez Bankası (FED)’in 2008 krizinden sonra ekonomiyi canlandırmak amacıyla başlattığı tahvil alım programı, 85 milyar dolarlık tahvil alımıyla devam etti. ABD Merkez Bankası’nın düzenli olarak yaptığı toplantılarla FOMC üyelerinin oyları ile tahvil alım programında ve politika faizinde yapılması planlanan değişikliklere karar verilir. Genel kriter işsizlik oranı %6.5’in altına, enflasyon %2’nin üzerine çıkana kadar varlık alım programına devam edileceği yönünde. 2013 yılının son dönemlerinde Amerika ekonomisinde olumlu gelen veriler ile beraber FOMC varlık alım hızını aylık 85 milyar dolardan, 75 milyar dolara düşürerek teşviklerde 10 milyar dolarlık kesintiye gitti. FED Ocak ayı toplantısında da aylık 10 milyar dolarlık kesintisini sürdürdü. FED’in parasal genişleme programı 65 milyar dolar ile devam ediyor.

Ana hedefin işsizlik ve enflasyon olması nedeniyle ülkede Tarım Dışı İstihdam ve işsizlik verisi önem taşıyor. ABD’de ayın ilk haftası Cuma günü işsizlik oranı ve Tarım Dışı İstihdam verisi açıklanıyor. İşsizlik oranının düşmesi, aynı zamanda Tarım Dışı İstihdam değişiminin artması durumunda, ülkede istihdamın toparlandığı ve FED’in varlık alım hızında azaltıma gideceği yönünde algılanıyor.  FED’in tahvil alımında azaltıma gitmesi, güvercin duruşun bir miktar sıkılaştırılması anlamına gelip, doları diğer para birimlerine karşı güçlendiriyor. Fakat, işsizlik oranı ile Tarım Dışı İstihdam değişimi bazı dönemlerde orantısız geliyor. Bu gibi durumlarda Tarım Dışı İstihdam’ın daha geçerli bir gösterge olması nedeniyle piyasa bunu fiyatlıyor. 

Kasım ayında Tarım Dışı İstihdam’ın 200 binin üzerinde gelmesi, istihdamda ciddi bir toparlanmanın sinyallerini vermişti. FOMC Aralık ayında varlık alım programını 10 milyar dolar azaltarak, 75 milyar dolara düşürdü. Sonrasında Aralık ve Ocak ayı verilerinde Tarım Dışı İstihdam’da beklentilerden oldukça düşük rakamlar geldi. Beklentilerin altında gelen verilerin nedeni olarak soğuk hava koşulları gösterilirken, FED Ocak ayı toplantısında varlık azaltımını devam ettirdi.

Hava koşulları nedeniyle Tarım Dışı İstihdam’da Şubat verisinin de beklentilerin altında gelmesi muhtemel görünüyor. Veri beklentilerin altında gelse de, FED’in 18-19 Ocak’ta gerçekleştireceği toplantısında varlık azaltımına devam etmesini bekliyorum.

26 Ocak 2014 Pazar

Bu Hafta Piyasalar

Merkez Bankası bu hafta FOMC öncesinde ve sonrasında Ek Parasal Sıkılaştırma (EPS) uygulamasına gidecek. İlk EPS uygulaması bugün %9 faiz ile başlayacak. 28-29 Ocak’ta FOMC devam ederken Salı günü TCMB enflasyon raporu yayımlanacak ve TCMB Başkanı Erdem Başçı’nın yapacağı sunum takip edilecek. Sayın Erdem Başçı’nın açıklamaları piyasalar açısından önem taşıyor. TL’deki değer kaybının etkisiyle ilerleyen dönemlerde enflasyonda yukarı yönlü revizeler görmeye devam edebiliriz.

FED’in piyasa beklentisinin üzerinde bir kesinti yapması durumunda dolarda ilk etapta 2.35 seviyesinin üzerini görebiliriz.

19 Ocak 2014 Pazar

Piyasalarda Hafta Başlangıcı

Bugün ABD piyasaları kapalı. Bu hafta yurtiçi kaynaklı veriler endeks ve kurun seyri üzerinde etkili olacak. Haftaya başlarken doların 2.24’lü seviyelerde deneme yapması, yeni tarihi rekorların sinyalini veriyor. Merkez Bankası’ndan piyasaları rahatlatacak açıklama gelmemesi durumunda, dolarda yeni rekor seviyeler test edilebilir. Fakat, bu ayki toplantıda ve ilerleyen dönemlere ilişkin yapılan açıklamalarda piyasalar rahatlarsa 2.22’nin, sonrasında 2.20’nin altına sarkmalar görebiliriz.

Dolar kurunun görünümünü dikkate aldığımızda endekste bugün satıcılı bir gün bekliyorum.

4 Ocak 2014 Cumartesi

BU HAFTA NELER OLDU, DAHA NELER OLABİLİR?

Endeks 2014 yılının ilk işlem günlerinde de değer kaybını sürdürdü. TL'deki değer kaybı devam etti, kurda yeni rekorlar test edildi. Döviz satım ihalelerinin TL'deki değer kaybına engel olamaması, piyasada Merkez'den faiz artışı gelecek mi? sorularını oluşturdu. Türkiye'de 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi 10'un üzerinde devam ediyor.

ABD 10 yıllık tahvil faizi de yükselişini sürdürüyor. ABD'de ekonomide toparlanma sürüyor. 10 Ocak Tarım Dışı İstihdam verisi önemli. İstihdamın tekrardan 200 binin üzerinde gelmesi, teşviklerde tekrardan azaltıma gidileceği algısı oluşturabilir. Bu durum tekrardan doları değerlendirir.

Yurtiçinde siyasi gerginlik endişesi biraz azalsa da, risk algısı devam ediyor. Endekste yabancı satışlarının artması da, BIST100 açısından olumsuz bir durum. BDDK'nın kredi kartı sınırlaması da banka hisseleri üzerinden endekste olumsuz etki yaratabilir. Cuma günü açıklanan enflasyon beklentilerin üzerinde geldi. Yeni yıldaki zamların da etkisiyle enflasyon yükselişini sürdürecek gibi görünüyor.

Cuma akşamı konuşma yapan Bernanke, ekonominin hızlı büyümeye doğru yol aldığına değindi. Richmond Fed Başkanı Jeffrey Lacker, işgücü piyasasında önemli ilerlemeler görüldüğünü,  teşviklerin azaltılması üzerinde politika yapıcıların düşünmeye devam ettiğini belirtti. Jeffrey Lacker'ın bu yıl oy hakkı bulunmuyor.

Haftaya endekse tepki alımları gelebilir, fakat bu tepkilerin sınırlı kalmasını bekliyorum. Tarım Dışı İstihdamı fiyatlayacak olan piyasada dolar yukarı yönlü hareketini sürdürebilir.

27 Aralık 2013 Cuma

Piyasalarda Son Görünüm

Geçen hafta başlayan rüşvet ve yolsuzluk iddiası, endekste sert satış baskısına sebep oldu. Dolar/TL’nin 2.1770, döviz sepetinin 2.5918 ile tarihi zirvelerine ulaşması, BIST100’de 61.150 seviyesine ulaşan kayıplara neden oldu. 2 yıl vadeli gösterge kıymetin bileşik faizi 10.30 puanın üzerine çıktı.

Siyasi haberlerin, temel ve teknik göstergelerin  önüne geçmiş olması ile, bir süre daha belirsizliğin sürmesini bekliyorum. Özellikle endekste yabancı satışlarının artması ile, endekste normalleşme sürecini daha da zorlaştırdığını düşünüyorum. Piyasada bir süre sonra siyasi gerilim azalsa da, yabancı yatırımcıların –güven azalması- nedeniyle piyasamıza daha temkinli yaklaşmasını bekliyorum.